
Havuz çevresinde kullanılan bir şezlong gün boyunca klorlu suya, ıslak havluya ve güneş kremine temas eder. Sahilde buna tuz, kum ve rüzgâr eklenir. Bu koşullar, gövdeden döşemeye kadar birçok ayrıntının önemini değiştirir.
Doğru seçim için ürünün ölçüsüne ve görünümüne bakmak yeterli olmaz. Şezlongun ne sıklıkla taşınacağı, hangi zeminde duracağı, gün içinde ne kadar güneş alacağı ve sezon sonunda nerede saklanacağı da hesaba katılmalıdır.
Havuz kenarında hızlı kuruyan döşeme günlük kullanımı kolaylaştırır. Açık dokulu teknik fileler suyun yüzeyden daha hızlı uzaklaşmasına yardımcı olur. Kolay silinen gövdeler, güneş kremi ve klor kalıntılarının kısa sürede temizlenmesini sağlar.
Şezlongların gün içinde gölgeye alınması veya temizlik sırasında yer değiştirmesi gerekebilir. Hafif alüminyum gövde ve tekerlekler bu işlemi kolaylaştırır. İstiflenebilir modeller de ortak kullanım alanlarında daha az depolama alanı ister.
Sahilde farklı sorunlar ortaya çıkar. Tuzlu hava, metal bağlantılarda ve boya hasarı bulunan noktalarda korozyonu hızlandırabilir. Kum, sırt ayarı ile tekerlek aralarına girerek hareketi zorlaştırır. Rüzgâra açık alanlarda çok hafif ürünler yer değiştirebilir veya devrilebilir.
Havuz çevresinde düşük ağırlık ve hızlı kuruma daha fazla önem taşırken, sahilde gövde ağırlığı, bağlantı malzemesi ve kolay temizlenen mekanizmalar öncelik kazanır.
Şezlongun kuru zemindeki ağırlığı tek başına yeterli bir ölçü değildir. Minder su aldığında ürün ağırlaşabilir. Geniş yüzeyli güneşlenme yatakları da rüzgârdan daha fazla etkilenebilir.
Alüminyum, düşük ağırlığı sayesinde sık taşınan dış mekân mobilyalarında avantaj sağlar. Otel havuzlarında, geniş teraslarda ve mevsime göre değiştirilen alanlarda taşıma yükünü azaltır.
Elektrostatik toz boya, metalin su ve nemle doğrudan temasını sınırlar. Kaplamanın kaynak çevresinde, profil uçlarında ve köşelerde kesintisiz olması gerekir. Çizilen boya veya açıkta kalan metal, özellikle deniz kıyısında korozyona daha açık hâle gelir.
Alüminyum şezlonglarda şu ayrıntılar incelenmelidir:
Taşıma sıklığı, sırt ayarı ve döşeme türü belirlendikten sonra farklı dış mekân şezlong seçenekleri ölçü ve kullanım biçimine göre karşılaştırılabilir.
İroko, doğal yağ oranı ve yoğun lif dokusu nedeniyle dış mekânda tercih edilen ağaçlardan biridir. Doğrudan güneş alan teraslarda metal kadar hızlı ısınmadığı için ten temasında daha rahat olabilir.
Ahşabın zamanla gri bir renk alması her zaman hasar anlamına gelmez. UV ışınları yüzey rengini açabilir ve doğal bir patina oluşturabilir. Lif kalkması, kıymık, çatlak veya aşırı kuruma ise bakım ihtiyacını gösterir.
Ahşap şezlonglarda suyun birleşim noktalarında kalmaması gerekir. Zemine temas eden ayaklarda koruyucu pabuç bulunması, ahşabın sürekli nem çekmesini azaltır. Bağlantı elemanlarının paslanmaz malzemeden üretilmesi de özellikle sahil yakınında önemlidir.
İroko modeller alüminyuma göre daha ağırdır. Bu nedenle sürekli taşınmayan bahçe ve teraslarda daha rahat kullanılabilir.
Teknik fileler, açık dokuları sayesinde suyun yüzeyde uzun süre kalmasını azaltabilir. Bu özellik havuz çevresinde mindersiz kullanımı mümkün kılar. File gerginliği zamanla azalabildiği için oturma ve sırt yüzeyinde gevşeme olup olmadığı kontrol edilmelidir.
Sentetik halat örgü olarak da bilinen rope döşemelerde UV dayanımı önemlidir. Güneşe uygun katkılar içermeyen lifler sertleşebilir, renk kaybedebilir veya gövde bağlantılarında gevşeyebilir.
Minderli güneşlenme yataklarında kumaş kadar iç dolgu da önem taşır. Su itici kumaş kısa süreli damlaları sınırlar ancak dikişlerden su girişini tamamen engellemez. Dolgunun suyu uzun süre içinde tutmaması ve hava dolaşımına izin vermesi gerekir.
Şezlonglar genellikle tek kişilik, daha dar ve sırt açısı ayarlanabilen ürünlerdir. Oturma, yarı uzanma ve yatış pozisyonlarında kullanılabilir. Tekerlekli veya istiflenebilir modeller, alan düzeninin sık değiştiği yerlerde avantaj sağlar.
Güneşlenme yatakları daha geniştir ve çoğunlukla minderli bir yüzeye sahiptir. Uzun süre uzanmak için daha fazla alan sunar. Buna karşılık, terasta veya havuz çevresinde daha geniş bir yer kaplar.
Sık taşınan, gün içinde sırt açısı değiştirilen ve sezon sonunda depolanan ürünlerde şezlong daha uygun bir seçimdir. Daha geniş uzanma alanı, kalın minder ve uzun süreli dinlenme arandığında güneşlenme yatağı tercih edilebilir.
Okuma ve güneşlenme için aynı ürün kullanılacaksa birkaç kademeli sırtlık daha kullanışlı olur. Sırt açısının gün içinde değiştirilmediği alanlarda daha sade mekanizmalar yeterli olabilir.
Şezlong konforunu sırtlık açısı, oturum yüksekliği ve döşeme gerginliği birlikte belirler. Çok alçak modellerden kalkmak zor olabilir. Sırtlık kademelerinin güvenli biçimde sabitlenmesi de kullanım sırasında oluşabilecek ani hareketleri önler.
Ürünün tam açık ölçüsü yerleşimden önce kontrol edilmelidir. Konut teraslarında şezlonglar arasında yaklaşık 45–60 cm yan boşluk bırakılabilir. Ana geçiş için 90 cm civarında alan günlük hareketi kolaylaştırır. Ticari projelerde erişilebilirlik ve tesis koşulları ayrıca ele alınmalıdır.
Geniş tabanlı ayak pabuçları, deck ve hassas taş yüzeylerde iz oluşma riskini azaltır. Tekerlekli şezlonglarda ise zemin türü önem taşır. Küçük tekerlekler geniş derzlerde, çakılda ve bozuk taş kaplamalarda takılabilir.
Güneşlenme bölümü, bahçe oturma takımı alternatifleri ve yemek alanından ayrı planlanabilir. Böylece şezlonglar geçişi daraltmaz; dinlenme, sohbet ve servis alanları birbirine karışmaz.
Yemek alanında kullanılan bahçe masa ve sandalye takımları ile şezlonglar arasında servis geçişi bırakılmalıdır. Küçük balkonlarda tam boy şezlong yerine katlanabilir balkon mobilyası veya ayak uzatma bölümü bulunan tekli koltuklar tercih edilebilir.
Geniş bahçelerde bahçe salıncağı modelleri güneşlenme bölümünden ayrı bir dinlenme köşesinde kullanılabilir. Benzer profil ölçüleri, döşeme dokuları ve renk geçişleri farklı outdoor mobilya koleksiyonları arasında görsel uyum kurulmasına yardımcı olur.
Satın alma sırasında ürün fotoğrafından daha fazlası incelenmelidir. Gövde, mekanizma, döşeme ve tam açık ölçü ayrı ayrı kontrol edilmelidir.
Aşınan parçaların yenilenebilmesi ürünün ömrünü uzatır. Tekerlek, minder kılıfı veya sırt mekanizması değiştirilebildiğinde ürünün tamamını yenilemek gerekmez.
Alüminyum yüzeyler için yumuşak bez ve nötr temizleyici yeterlidir. Sert sünger boya tabakasını çizebilir. Sahilde kullanılan modelleri tatlı suyla durulamak, kaynak ve bağlantı çevresindeki tuz birikimini azaltır.
Ahşap yüzeylerde yüksek basınçlı su kullanmak lifleri kaldırabilir. Yumuşak bir fırça ile temizlik daha güvenlidir. Kuruyan yüzeye ihtiyaç durumunda hafif zımpara ve uygun dış mekân yağı uygulanabilir.
Islanan minderler kapalı depoya kaldırılmamalıdır. Gölgeli ve hava alan bir noktada kurutulmaları gerekir. Nemli dolgu, koku ve küf oluşumunu hızlandırabilir.
Bakım sırasında şu uygulamalardan kaçınılmalıdır:
Fazla yağ, kum ve tozun mekanizmaya yapışmasını kolaylaştırır. Koruyucu örtünün alt bölümünde hava geçişi bulunması da nem birikimini azaltır.
Elektrostatik boyalı alüminyum, düşük ağırlığı ve kolay temizlenmesi nedeniyle havuz çevresinde tercih edilebilir. Açık dokulu teknik fileler de suyun yüzeyden daha hızlı uzaklaşmasına yardımcı olur.
İroko gibi dış mekâna uygun ahşaplar açık alanda kullanılabilir. Sürekli nem, kapalı örtü altında biriken su ve bakım eksikliği yüzeyde çatlamayı ve lif kalkmasını hızlandırabilir.
Katlanabilir modeller taşıma ve depolamada daha az yer kaplar. Sabit modellerde hareketli parça sayısı daha azdır ve yoğun kullanımda mekanik bakım ihtiyacı daha düşük olabilir.
Minder gölgeli ve hava alan bir yerde kurutulmalıdır. Islak minder kapalı depoya kaldırıldığında koku ve küf oluşumu hızlanabilir.
Konut teraslarında tek kişilik şezlonglar arasında yaklaşık 45–60 cm yan boşluk bırakılabilir. Ana geçişte 90 cm civarında alanın bulunması günlük hareketi kolaylaştırabilir.